Pages

27 Nisan 2010 Salı

Vardır Bir Hayır


Bitti demeyi sevmem demiyorum da hayırlısı olsun demeliyim. Dayımın hastalığı yeterince net düşünmemi engelliyordu ağırlaştığı haberi tam tuz biber oldu ne diyelim canları sağolsun. Zordur bizi sevmek.

Zordur Ölmek


Çağırdığını biliyorum, geleceğim. Hep gelmedim mi ? Sende biliyorsun şimdi üzerime yüklediğin aynı his, gel ve öleyim. Bir balık olup oltaya takılacağını bilip yaşamak gibi.

26 Nisan 2010 Pazartesi

Aradığınız Kişiye Şu an Ulaşılamıyor...


Telefonu yüzümüze kapattı ne diyelim. Canı sağolsun. Ne de olsa olgun adamız ortalığı yakıp yıksak kime ne faydası olur değil mi...

D ile Cumartesi



D. ile yemeğe gittik kendisi okuldan eski bir arkadaşım. Az kahrımızı çekmedi değil sohbet muhabbet güldük eğlendik konu bir ara Eylül’den açıldı bana çektirdiklerinden kaprislerinden konuştuk.

Brahms


Bir şeylere bakıyordum Eylül (Namı Diğer yasakçı bkz. dondurma konusu) bana Brahms'ın bir eserini yolladı ki kendisi hafif pop art arabesk bir müzik severdir, şaşırdım ne yalan söyleyeyim işin en garip tarafı sen dinler misin diyince de 40 yıllık opera sanatçısı gibi ne zannettin demesi. Yok, sevmesi hoşuma gitti kaldı ki birlikte operaya gideceğiz ben büyük ihtimalle kavga çıkartırım salonda ama olsun: p

O kadar kusur kadı kızında da olur bu da bizim kusurumuz olsun. Uzun zamandır şaşırmak bu kadar mutlu etmemişti ne garip.

Kasaba


Doğduğum yeri seviyorum küçük bir sahil kasabası, deniz kokar akşamları insanları arasında garip bir iletişim vardır. Kâh artık göç etkisi ile eski tanışıklıklar fazlası ile söz konusu olmasa da insan kendisini güvende hisseder. En beklenmedik anlarda birisinin selamı ile yüzünüz güler.

Dondurma


Yazmazsam olmaz, bu mereti seviyorum ama sevgi de bir yere kadar. Aramızda garip bir savaş hali olduğunu da inkar etmiyorum, yemeyecektim kesişmemizde bana okuduğu meydan okumaya görmezden gelebilirdim, ama olmadı bir kez daha ona dokunmak istedim.
 
Powered by Blogger